Bir borcun zamanında ödenmemesi hâlinde alacaklı, kanuni şartların oluşması durumunda asıl alacağın yanında faiz de talep edebilir. Ancak her borç için aynı faiz oranı uygulanmaz. Borcun ticari bir işten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, sözleşmede faiz oranı kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı ve gecikmenin hangi tarihler arasında gerçekleştiği, hesaplamayı doğrudan etkiler.
2026 yılında kanuni faiz oranı değişmiştir. 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinde 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle, sözleşmede farklı bir oran belirlenmemişse kanuni faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) ilgili reeskont oranına bağlanmıştır. Bu nedenle 2026 yılına ilişkin bir faiz hesabında, alacağın dönemlere göre ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu yazıda kanuni faiz ile temerrüt faizi arasındaki farkı, 2026 yılı için uygulanacak oranları, faiz hesaplama formülünü ve örnek hesaplamaları ele alıyoruz.
2026 Yılında Kanuni Faiz Oranı Kaçtır?
Kanuni faiz, kanunun faiz ödenmesini öngördüğü durumlarda, taraflarca geçerli şekilde farklı bir oran belirlenmemişse uygulanan faizdir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesinde yapılan değişiklikle, 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren kanuni faiz oranı, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden belirlenmektedir. 30 Haziran günü belirlenen reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan en az beş puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i esas alınır.
2026 yılı bakımından genel görünüm şöyledir:
| Dönem | Genel kanuni faiz oranı |
|---|---|
| 1 Ocak 2026 – 30 Temmuz 2026 | Yıllık %24 |
| 31 Temmuz 2026 itibarıyla | Yıllık %31 |
31 Temmuz 2026 itibarıyla uygulanan yüzde 31 oranı, 31 Aralık 2025 tarihinde geçerli olan yüzde 38,75 reeskont oranının yüzde 80’ine karşılık gelir.
Önemli: Bu oranlar, genel kanuni faiz rejimi içindir. İşçilik alacakları, kamu alacakları, ticari işler veya özel kanunlarla düzenlenen alacaklar bakımından farklı faiz hükümleri uygulanabilir.
Kanuni Faiz ile Temerrüt Faizi Arasındaki Fark Nedir?
Kanuni faiz ve temerrüt faizi birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte aynı kavramlar değildir.
Kanuni faiz
Kanuni faiz, ilgili mevzuatın öngördüğü durumlarda sözleşmede geçerli bir faiz oranı bulunmaması hâlinde uygulanan yasal faizdir. 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesi, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken durumlarda genel oranı belirler.
Temerrüt faizi
Temerrüt faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve hukuken temerrüde düşmesi sonucunda talep edilebilen faizdir.
3095 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça borçlu, temerrüde düştüğü dönem için kanuni faiz oranına göre temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Ticari işlerde ise kanundaki şartlar gerçekleştiğinde TCMB’nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı daha yüksek faiz oranı esas alınabilir.
Dolayısıyla her gecikmede doğrudan ticari temerrüt faizi uygulanacağı söylenemez. Öncelikle borcun hukuki niteliği ve uygulanacak mevzuat belirlenmelidir.
2026 Ticari İşlerde Temerrüt Faizi Oranı Kaçtır?
Ticari işlerde temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında farklı hesaplanabilir.
Kanuna göre, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı, genel temerrüt faizi oranından yüksekse ticari işlerde sözleşme olmasa bile bu oran üzerinden faiz talep edilmesi mümkün olabilir. Kanunda, 30 Haziran günü avans faiz oranında en az beş puanlık değişiklik olması hâlinde yılın ikinci yarısı için uygulanacak orana ilişkin bir düzenleme de bulunmaktadır.
TCMB’nin 20 Aralık 2025 tarihli tebliğinde kısa vadeli avans işlemleri için yıllık faiz oranı yüzde 39,75 olarak belirlenmiştir. Bu oran, 2026 yılında ticari temerrüt faizi hesabında dikkate alınması gereken temel verilerden biridir. Uygulanacak oran ve dönem, kanunun koşulları ile varsa sonraki oran değişiklikleri kontrol edilerek belirlenmelidir.
Ticari temerrüt faizi bakımından sözleşme hükümleri de önemlidir. Geçerli bir sözleşme hükmü varsa sözleşmedeki faiz oranı, kanuni sınırlar ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Nasıl Hesaplanır?
Faiz hesabında temel olarak anapara, yıllık faiz oranı ve faizin işleyeceği gün sayısı dikkate alınır.
Basit faiz hesabında kullanılan genel formül şöyledir:
İşlemiş faiz = Anapara × Yıllık faiz oranı × Gün sayısı / 365
Burada yıllık faiz oranı yüzde olarak değil, ondalık biçimde kullanılır. Örneğin yüzde 31 için 0,31; yüzde 39,75 için 0,3975 kullanılır.
Hesaplamada şu unsurlar belirlenmelidir:
- Faize esas alınacak ana para.
- Faizin başlangıç tarihi.
- Faizin hesaplanacağı bitiş tarihi.
- İlgili dönemde uygulanması gereken yıllık faiz oranı.
- Alacağın özel bir faiz rejimine tabi olup olmadığı.
Faiz oranı dönem içinde değişmişse tüm dönem için tek oran kullanılması doğru olmayabilir. Her bir dönem, o dönemde uygulanması gereken oran üzerinden hesaplanmalıdır.
Örnek 1: 100.000 TL Borca Yüzde 31 Kanuni Faiz Hesaplama
100.000 TL tutarındaki bir para borcu için yıllık yüzde 31 oranının bir yıl boyunca uygulandığını varsayalım.
- Ana para: 100.000 TL
- Yıllık faiz oranı: %31
- Süre: 1 yıl
Hesaplama:
100.000 TL × 0,31 = 31.000 TL faiz
Bu varsayım altında bir yıllık faiz 31.000 TL, ana para ve faiz toplamı ise 131.000 TL olur.
Bu örnek, faiz oranının bir yıl boyunca değişmediği ve özel bir faiz rejiminin uygulanmadığı varsayımına dayanır. Gerçek bir dosyada başlangıç ve bitiş tarihleri ile uygulanacak oran ayrıca kontrol edilmelidir.
Örnek 2: 100.000 TL Ticari Borca Yüzde 39,75 Faiz Hesaplama
Ticari iş niteliğindeki bir para borcunda, kanuni koşulların gerçekleştiğini ve yıllık yüzde 39,75 oranının uygulanabildiğini varsayalım.
- Ana para: 100.000 TL
- Yıllık faiz oranı: %39,75
- Süre: 1 yıl
Hesaplama:
100.000 TL × 0,3975 = 39.750 TL faiz
Bu varsayım altında bir yıllık faiz 39.750 TL, ana para ve faiz toplamı 139.750 TL olur.
Ancak ticari temerrüt faizi her ticari borçta kendiliğinden uygulanmaz. İşlemin ticari niteliği, temerrüt koşulları, sözleşme hükümleri ve ilgili dönem için geçerli oran birlikte değerlendirilmelidir.
Faiz Oranı Yıl İçinde Değişirse Nasıl Hesaplanır?
Faiz oranının değiştiği dönemlerde hesaplama, her döneme ayrı oran uygulanarak yapılmalıdır.
Örneğin bir borcun 2026 yılının başında doğduğu ve faiz hesabının yılın sonlarına kadar devam ettiği bir durumda, 30 Temmuz’a kadar olan dönem ile 31 Temmuz’dan sonraki dönem aynı oran üzerinden hesaplanmamalıdır.
Genel yöntem şöyledir:
- İlk dönemin gün sayısı belirlenir ve o dönemin oranıyla faiz hesaplanır.
- İkinci dönemin gün sayısı belirlenir ve yeni oranla faiz hesaplanır.
- Her dönemin faiz tutarı toplanır.
Toplam işlemiş faiz = İlk dönemin faizi + İkinci dönemin faizi + varsa diğer dönemlerin faizi
Bu yöntem, faiz oranının değiştiği dönemlerde doğru hesaplama yapılabilmesi için önemlidir.
Temerrüt Faizi Hangi Tarihten İtibaren İstenebilir?
Temerrüt faizinin hangi tarihten başlayacağı, borcun niteliğine ve borçlunun temerrüde düşme koşullarına göre belirlenir.
Bazı borçlarda ödeme günü önceden belirlenmiş olduğundan temerrüt, kanuni şartlar çerçevesinde vadenin geçmesiyle oluşabilir. Diğer durumlarda borçluya ihtar gönderilmesi veya başka bir temerrüt koşulunun gerçekleşmesi gerekebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi, borçlunun temerrüdünü düzenler. Bu nedenle faiz başlangıcı belirlenirken yalnızca borcun doğduğu tarih değil, vade, ihtar ve varsa özel kanun hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Dava dilekçesinde veya icra takibinde faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi, talep edilebilecek faiz tutarını etkileyebilir.
Her Alacakta Yüzde 31 Kanuni Faiz mi Uygulanır?
Hayır. Yüzde 31 oranı, 2026 yılı itibarıyla genel kanuni faiz rejimi bakımından önemlidir; bütün alacaklara uygulanacak tek faiz oranı değildir.
Örneğin:
- İşçilik alacakları: Ücret, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarında özel faiz hükümleri uygulanabilir. Bazı işçilik alacaklarında bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz gündeme gelebilir.
- Ticari alacaklar: Kanuni koşullar varsa ticari temerrüt faizi uygulanabilir.
- Kamu alacakları: Vergi ve diğer kamu alacaklarında ilgili özel mevzuattaki gecikme faizi veya gecikme zammı hükümleri incelenmelidir.
- Sözleşmeden doğan borçlar: Sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı ve bunun geçerliliği değerlendirilmelidir.
- Yabancı para borçları: 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesindeki özel düzenleme ve sözleşme hükümleri dikkate alınır.
Bu nedenle faiz hesabına başlamadan önce alacağın hukuki türünün belirlenmesi gerekir.
Faiz Hesaplanırken Faize Yeniden Faiz İşletilebilir mi?
Genel kural olarak kanuni faiz ve temerrüt faizi hesabında bileşik faiz uygulanamaz. 3095 sayılı Kanun’un 3. maddesi, kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceğini düzenler; Türk Ticaret Kanunu’ndaki istisnalar saklıdır.
Bu nedenle önceki dönemde işlemiş faizin ana paraya eklenerek yeni dönemde yeniden faiz hesaplanması, her durumda mümkün değildir. Bileşik faize ilişkin özel bir hukuki istisna bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Faiz Alacağı İçin Dava veya İcra Takibi Yapılabilir mi?
Asıl alacağın ödenmemesi hâlinde, hukuki koşullarına göre alacaklı hem ana parayı hem de talep edilebilecek faizi isteyebilir. Bunun için alacağın dayanağı, ödeme vadesi, temerrüt tarihi ve uygulanacak faiz türü belirlenmelidir.
Alacağın tahsili amacıyla icra takibi veya dava yoluna başvurulması gündeme gelebilir. Bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk gibi özel usul şartlarının tamamlanması gerekir.
Faiz talebi hazırlanırken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
- Ana para miktarının doğru belirlenmesi.
- Faiz başlangıç tarihinin hukuken doğru olması.
- Talep edilen faiz türünün açıkça belirtilmesi.
- Her dönem için geçerli oranın kontrol edilmesi.
- Alacağın özel kanuni düzenlemelere tabi olup olmadığının incelenmesi.
Faiz hesabının doğru yapılması, hem alacaklı hem de borçlu açısından uyuşmazlığın kapsamını netleştirmeye yardımcı olur.
Sık Sorulan Sorular
2026 yılında kanuni faiz yüzde kaçtır?
Genel kanuni faiz oranı, 1 Ocak–30 Temmuz 2026 döneminde yıllık yüzde 24 olarak uygulanmıştır. 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe giren yasal değişiklik uyarınca genel oran yıllık yüzde 31 olmuştur. Özel kanuni düzenlemeler ve farklı faiz rejimleri ayrıca değerlendirilmelidir.
2026 ticari temerrüt faizi yüzde kaçtır?
TCMB’nin 20 Aralık 2025 tarihli tebliğinde kısa vadeli avans faiz oranı yıllık yüzde 39,75 olarak belirlenmiştir. Bu oranın somut uyuşmazlığa uygulanması, 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki koşullar ve ilgili dönem için geçerli oranlar dikkate alınarak belirlenmelidir.
100.000 TL’nin bir yıllık yüzde 31 faizi ne kadardır?
Faiz oranının bir yıl boyunca değişmediği varsayımında, 100.000 TL’nin yıllık yüzde 31 basit faizi 31.000 TL’dir. Ana para ve faiz toplamı 131.000 TL olur.
Faiz başlangıcı borcun doğduğu tarih midir?
Her zaman değil. Faizin türüne göre vade tarihi, ihtar tarihi, temerrüt tarihi veya özel kanunda belirtilen başka bir tarih esas alınabilir. Somut olayda uygulanacak hukuki düzenleme incelenmelidir.
Faiz hesabında 365 gün mü, 366 gün mü kullanılır?
Hesaplama yöntemi, ilgili hukuki düzenlemeye ve alacağın niteliğine göre değerlendirilmelidir. Gün esaslı hesaplama yapılırken tarih aralığı ve uygulanacak yöntem açıkça belirlenmelidir. Özellikle uzun dönemli veya birden fazla faiz oranı içeren hesaplarda uzman incelemesi yararlı olabilir.
Sözleşmede faiz oranı varsa kanuni faiz mi uygulanır?
Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmışsa bu hükmün geçerliliği, uygulanabilirliği ve ilgili kanuni sınırlar incelenir. Her sözleşme hükmü otomatik olarak geçerli kabul edilemez; bazı alacak türlerinde özel mevzuat hükümleri uygulanır.
Sonuç: Faiz Hesabında Oran Kadar Tarih de Önemlidir
2026 yılında kanuni faiz oranının değişmesi, borç ve alacak hesaplarında dönemlerin ayrı değerlendirilmesini önemli hâle getirmiştir. Genel kanuni faiz oranı 31 Temmuz 2026 itibarıyla yıllık yüzde 31’e yükselmiş; ticari işlerde temerrüt faizi ise ayrı yasal koşullara ve TCMB avans faiz oranına bağlı olarak değerlendirilmelidir.
Doğru hesaplama için yalnızca güncel oranı bilmek yeterli değildir. Borcun hukuki niteliği, temerrüt tarihi, sözleşme hükümleri, faiz başlangıcı ve varsa özel kanuni düzenlemeler birlikte incelenmelidir.
