Ev Sahibi Kiracıyı Hangi Şartlarda Çıkarabilir? 2026

ev sahibi kiracıyı nasıl çıkarır, kiracı tahliye şartları, kiracı tahliye etme, ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhütnamesi, kira borcu nedeniyle tahliye, ev sahibinin tahliye hakları, tahliye davası ne kadar sürer

Ev sahibi kiracıyı hangi şartlarda çıkarabilir? Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan uyuşmazlıklarda en çok merak edilen konulardan biri, kiracının hangi durumlarda evden tahliye edilebileceğidir. Türk hukukunda ev sahibinin kiracıyı tahliye edebilmesi için kanunda belirtilen nedenlerden birinin bulunması ve gerekli hukuki sürecin izlenmesi gerekir.

Ev sahibi, yalnızca kira sözleşmesinin süresinin dolduğunu, daha yüksek kira istediğini veya evi satmak istediğini ileri sürerek kiracıyı doğrudan evden çıkaramaz. Tahliye için ihtiyaç nedeniyle tahliye, kira borcunun ödenmemesi, geçerli tahliye taahhütnamesi, iki haklı ihtar veya kanunda düzenlenen diğer tahliye nedenlerinin bulunması gerekebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 347, 350, 351 ve 352. maddeleri, konut kiralarında tahliye bakımından temel düzenlemeler arasındadır.

Ev Sahibi Kiracıyı Hangi Durumlarda Tahliye Edebilir?

Ev sahibinin kiracıyı evden çıkarabileceği başlıca durumlar şunlardır:

  • Ev sahibinin kendisi veya kanunda belirtilen yakınları için gerçek bir konut ihtiyacının bulunması.
  • Kiracının kira bedelini ödememesi ve kanuni temerrüt şartlarının oluşması.
  • Kiracının geçerli bir yazılı tahliye taahhüdüne rağmen evi boşaltmaması.
  • Kiracının aynı kira yılı içinde kira bedelini ödememesi nedeniyle iki haklı ihtara sebep olması.
  • Kiralanan taşınmazın yeniden inşa veya esaslı imar amacıyla kullanılamaz hâle gelecek olması.
  • Kiralananın yeni maliki tarafından kanuni şartlarla konut veya işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesinin istenmesi.
  • Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli başka bir konutunun bulunması ve kanundaki diğer şartların gerçekleşmesi.

Bu nedenlerin her biri farklı şartlara, sürelere ve usul kurallarına tabidir. Bu nedenle tahliye sebebinin doğru belirlenmesi önemlidir.

1. Ev Sahibinin Konut İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Ev sahibinin kiracıyı tahliye edebilmesinin nedenlerinden biri, konut veya işyeri ihtiyacıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesine göre kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için kiralananı konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu bulunması hâlinde tahliye davası açabilir.

Ancak ihtiyaç iddiasının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Sadece kiracıyı çıkarmak veya taşınmazı daha yüksek bedelle kiraya vermek amacıyla ileri sürülen ihtiyaç iddiası, tek başına tahliye için yeterli değildir.

Belirli süreli kira sözleşmelerinde dava, sözleşme süresinin sonunda başlayan bir aylık süre içinde açılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise kanunda öngörülen fesih dönemleri ve bildirim süreleri dikkate alınır.

İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında mahkeme, ileri sürülen ihtiyacın gerçekliğini somut olayın özelliklerine göre değerlendirir.

2. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye

Kiracının kira bedelini ödememesi, belirli koşullarda tahliyeye neden olabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesine göre kiracı, muaccel kira bedelini veya yan giderleri ödemezse ev sahibi yazılı bildirimle borcun ödenmesini isteyebilir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan en az 30 günlük ödeme süresi verilmesi gerekir. Bu süre içinde borç ödenmezse kanuni şartlar çerçevesinde sözleşmenin feshi ve tahliye gündeme gelebilir.

Ev sahibi ayrıca kira alacağının tahsili ve tahliye için icra takibi başlatabilir. Bu durumda ödeme emrine itiraz ve ödeme süreleri ile icra hukukuna ilişkin özel hükümler dikkate alınmalıdır.

Kiracının kira borcunu ödememesi her durumda otomatik tahliye anlamına gelmez. Bildirimin veya icra takibinin usulüne uygun olması ve ilgili yasal şartların gerçekleşmesi gerekir.

3. Tahliye Taahhütnamesi ile Kiracının Evden Çıkarılması

Kiracının tahliye taahhütnamesi vermesi, ev sahibine kanunda belirtilen şartlarla tahliye talep etme imkânı sağlar.

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesine göre tahliye taahhüdünün, kiralananın kiracıya teslim edilmesinden sonra yazılı olarak verilmiş olması gerekir. Kiracı, taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa ev sahibi, bu tarihten itibaren bir ay içinde icra takibi başlatabilir veya tahliye davası açabilir.

Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği değerlendirilirken belgenin düzenlenme tarihi, tahliye tarihi, imza, irade sakatlığı iddiaları ve diğer somut koşullar önemlidir.

Özellikle kira sözleşmesiyle aynı tarihte alınan veya baskı altında imzalandığı ileri sürülen taahhütnameler bakımından belgenin hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.

4. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye

Kiracının kira bedelini zamanında ödememesi nedeniyle iki haklı ihtara sebep olması, tahliye davasına dayanak oluşturabilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesine göre bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl veya daha uzun süreli sözleşmelerde ise bir kira yılı ya da bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle iki haklı ihtarın oluşması gerekir.

Ev sahibi, kira süresinin veya ilgili kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde tahliye davası açmalıdır.

Bu yöntemde ihtarların haklı olması, hangi kira borcuna ilişkin bulunduğu ve ödeme tarihlerinin doğru belirlenmesi önem taşır. Kira borcunun hangi tarihte ödendiği ve ihtarın hangi koşullarda gönderildiği, uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.

5. Evin Satılması Durumunda Kiracı Tahliye Edilebilir mi?

Kiralanan evin satılması, kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Yeni malik, kural olarak mevcut kira sözleşmesinin tarafı hâline gelir.

Ancak yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu içindeyse Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesine dayanabilir.

Yeni malik, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla altı ay sonra tahliye davası açabilir. Alternatif olarak sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde dava açma yolunu tercih edebilir.

Her iki durumda da ihtiyaç iddiasının ve diğer kanuni koşulların değerlendirilmesi gerekir. Evin satılmış olması tek başına kiracının hemen çıkarılabileceği anlamına gelmez.

6. Ev Sahibinin Evi Yeniden İnşa Etmesi veya Esaslı Tadilat Yapması

Kiralanan taşınmazın yeniden inşa edilmesi veya imar amacıyla esaslı şekilde onarılması, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekiyorsa ve bu çalışmalar sırasında taşınmazın kullanılması mümkün değilse tahliye gündeme gelebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi kapsamında ev sahibi, kanunda belirtilen zaman ve usul kurallarına uyarak tahliye davası açabilir.

Basit boya, badana veya kiracı evdeyken yapılması mümkün olan sıradan bakım çalışmaları, tek başına bu kapsamda tahliye sebebi oluşturmaz. İşin niteliği ve taşınmazın kullanımının gerçekten imkânsız olup olmadığı değerlendirilir.

7. Kiracının Başka Bir Evinin Bulunması Tahliye Sebebi midir?

Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde özel bir tahliye nedeni düzenlenmiştir.

Buna göre kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunuyorsa ve kiraya veren kira sözleşmesi kurulurken bu durumu bilmiyorsa, kanuni şartlarla tahliye davası açılabilir.

Bu nedenin uygulanabilmesi için yalnızca tapuda başka bir taşınmazın görünmesi yeterli kabul edilmemelidir. Konutun oturmaya elverişli olması, konumunun kanundaki sınırlara uyması, kiraya verenin sözleşme sırasında durumu bilmemesi ve dava süresine uyulması gibi hususlar incelenir.

8. Kira Sözleşmesinin Süresinin Dolması Tahliye İçin Yeterli midir?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli sözleşmenin sona ermesi, tek başına ev sahibine tahliye hakkı vermez.

Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesine göre kiracı, sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzamış sayılır. Kiraya veren ise yalnızca sözleşme süresinin dolduğunu ileri sürerek sözleşmeyi sona erdiremez.

Bununla birlikte, kanunda belirtilen on yıllık uzama süresinin tamamlanmasından sonra ev sahibi, takip eden uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.

Bu nedenle kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, ilk sözleşme süresi ve uzama yılları doğru hesaplanmalıdır.

9. Ev Sahibi Kiracıyı Mahkeme Kararı Olmadan Evden Çıkarabilir mi?

Ev sahibi, sırf taşınmazın maliki olduğu için kiracıyı kendi başına evden çıkarma yetkisine sahip değildir. Kilidi değiştirmek, kiracının eşyalarını dışarı çıkarmak veya kiralananın kullanımını fiilen engellemek hukuki uyuşmazlıklara ve somut olayın koşullarına göre sorumluluğa yol açabilir.

Kiracı taşınmazı boşaltmıyorsa ev sahibi, ilgili tahliye nedenine uygun dava veya icra yoluna başvurmalıdır. Tahliye işlemi, kanunda öngörülen usul ve yetkiler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir.

10. Ev Sahibinin Tahliye Davası Açmadan Önce Dikkat Etmesi Gerekenler

Ev sahibinin tahliye sürecinde şu hususları kontrol etmesi gerekir:

  • Tahliye için kanuni bir nedenin bulunması.
  • Kira sözleşmesi ve ödeme kayıtlarının hazırlanması.
  • Gerekiyorsa yazılı ihtar veya noter bildiriminin usulüne uygun gönderilmesi.
  • Tahliye taahhüdü varsa geçerlilik koşullarının incelenmesi.
  • Dava veya icra takibi için öngörülen sürelerin kaçırılmaması.
  • Uygulanması gereken zorunlu arabuluculuk hükümlerinin değerlendirilmesi.

Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru, kural olarak dava şartıdır. Ancak icra yoluyla ilamsız tahliye bakımından kanuni istisnalar ve izlenecek yol ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç: Ev Sahibi Kiracıyı Nasıl Tahliye Edebilir?

Ev sahibinin kiracıyı tahliye edebilmesi için Türk Borçlar Kanunu’nda öngörülen nedenlerden birinin bulunması ve ilgili usul kurallarına uyulması gerekir. İhtiyaç nedeniyle tahliye, kira borcunun ödenmemesi, tahliye taahhütnamesi, iki haklı ihtar, yeni malikin ihtiyacı ve esaslı yeniden inşa gibi nedenler somut olayın koşullarına göre tahliye hakkı doğurabilir.

Buna karşılık, yalnızca kira sözleşmesinin süresinin dolması, ev sahibinin daha fazla kira istemesi veya taşınmazı satmak istemesi kural olarak tek başına tahliye için yeterli değildir. Tahliye sürecinin doğru yürütülmesi için sözleşme, ihtarlar, ödeme kayıtları ve kanuni sürelerin birlikte değerlendirilmesi önem taşır.